widgets
   
  AYDOGDU KÖYÜM
  HİKAYELER
 

Çok eskiden Cami Hocaları, yeni yetişen gençlere Arapça harfleri daha sonra da KURAN okumasını öğretirmiş. Eğitimlerde Hoca karşısında dizüstü oturulur ve önlerindeki rahleye de takip edecekleri Elif  Kitabı ve daha sonra KURAN-I KERİM konulurmuş.

Günümüzde de şehirde olsun köyde olsun Cami Hocaları o yörenin gelişmekte olan çocuklarına özellikle okulların tatil devresinde KURAN-I KERİM'i okuyabilecek kadar öğretirler.

Fotoğraf : Filiz ÇOBAN
Aydoğdu Köyü İmamı Sn. Abdullah BOZTEPE ve öğrencileri

Fotoğraf : Filiz ÇOBAN

Fotoğraf : Filiz ÇOBAN
Yukarıdaki Fotoğraflar, gerekli eğitim sonrası öğrencilerin HATİM İNMESİ sonrası çekilmiştir.
Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetin ilk yıllarında İmamlar iyi çalışmayan veya öğrenemeyen öğrencilerine dayak atarlar ve sopa ile vurularmış.
Anlatacağım Hikaye, Rahmetlik Anneannem KAMBER ZEHRA Lakablı, Zehra ŞAHİN'den dinlemiştim. ve çok hoşuma gitmişti; Sizlerle Anneannemi yad ederk bu hikayeyi paylaşıyorum

DAMDAMA VİJNO ;

Köyün birinde çok acımasız bir Hoca varmış. Asla ufak bir hatayı bile affetmez öğrencilerini sürekli dövermiş. Çok sinirlendiğinde de falakaya yatırırmış öğrencilerini.

Öğrenciler hocadan hoşlanmazlar ama korka korka da hocaya giderlermiş. Köyde hocanın dayağını yemeyen kalmamış.
Hocaya giden gençler kendi aralarında bu hocadan ve dayaktan "nasıl kurtuluruz" un arayışına girmişler gizli gizli. Günlerden bir gün yine hoca öğrencilerini kıyasıya dövmüş, öğrenciler bir araya gelerek hem ağlıyorlar hem de konuşuyorlarmış.
Bir tanesi ilginç bir fikir atmış ;
Demişki : Dağda yaşayan bir çoban var, hiç okuma yazma da bilmez, insan yarması gibi.. üstelik te saf birisi ne desek bize inanır. Biz bu çobanı bulalım, okuma yazma bilmez, kimseyi tanımaz kurtarsa kurtarsa bu çoban bizi bu hocadan kurtarır demiş. 
Üç kişi ertesi gün dağa gitmişler. Çobanı bulmuşlar ve başlamışlar sormaya...
Okuma bilirmisin ,  Cevap "Yoook bilmem"
Yazma bilirmisin, Cevap "Yoook bilmem"
Elif nedir bilirmisin,  Cevap "Yoook bilmem"
Cennet Cehennem ,  Cevap "Yoook bilmem"
Bizim köyün hocasını bilirmisin  "Cevap : Yoook"
 
Bak kardeşim demişler çoban'a ;
Ne Cennet ne de Cehennem bilirsin ne de Elif'i, okuma yazman yok. Yarın ölünce Allah sormayacak mı "neden öğrenmeden huzuruma geldin, neden hocaya gitmedin... " Sende hocaya gitmediğin için hiç bir şey bilmiyorsun sonuçta Cehennemde çatır çatır yanacaksın. 
Zaten saf olan çoban başlamış ağlamaya.
"Ben cehennemde yanmak istemiyorum, beni hocaya götürün okuma yazma öğreneceğim herşeyi öğreneceğim, ben cennete gitmek istiyorum" 
demiş. Çocuklar da sevinmişler "Ancak" demişler. "Sen bu yaşa gelmişsin hiç bir şey bilmeden de hocanın karşısına geçersen seni adamakıllı döver, en iyisi biz sana bir ayet öğretelim ve bu ayeti hocanın karşısına geçince okursan seni sever ve sana daha da yardımcı olur " derler.
Üç kişi akşama kadar çobana öğrenmesi gereken ayeti ezberletirler ve hocanın karşısında nasıl oturacağını da anlatırlar ve tekrar köye gelirler.
Ertesi gün yine her öğrenci hocadadır. Hoca çok sinirlidir ve elindeki kızılcık sopasıyla her öğrenciyi beğenmediği için sırayla döver. O sırada kapı çalınır. Hoca "Geeeeelllll" diya bağırınca kapı açılır ve iri kıyım dağdaki çoban içeri girir.
Hoca sorar : Sen de kimsin,  Ben dağda yaşayan bir çobanım
Niye geldin buraya : Ben Cennete gitmek istiyorum O'nun için geldim senden herşeyi öğrenmek istiyorum
Hocanın hoşuna gitmiştir. Sakalını sıvazlayarak  "Okuman var mı" diye sorar.
Saf çoban öğretildiği gibi : Ben iyi ayet okurum isterseniz bir tane okuyayım da görün der.
Hemen hocanın karşısına geçen çoban, dizlerinin üstüne oturarak "Bismillah" çekerek okumaya başlar
 
Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim;

DAM DAMA VİJNO
ORMANA MAGİYO
KOSOBİNO MEMİŞO
TRAMPETE KOYİNO
SERYAR GELİYOR
SITMA TUTMUŞ ÖLÜYOR
İKİ BEYGİRİM VAR
İKİSİ DE KARRA
VAR DOMUZ OĞLU
DULKARI ARA
DULKARI ÇOKTUR
CEREMESİ BOLDUR
KURTARANI YOKTUR

BİNDİM KEÇİNİN KIÇINA
GİTTİM MAHALLELİK İÇİNE 
DEMEDİM Mİ GİDİNİN PİÇİNE
ARABANIN SÜVESİ
KADRİYENİN MEMESİ

diyerekten okumasını bitirir ve sevinçle hocanın suratına bakar. Artık mutludur.
Bir sürü saçmalığı ayet diye kendine dinleten ve en sonunda karısı Kadriye'nin de adını söyleyen çobana bir hışımla saldıran hoca, çobanın bir kulağından yakaladığı gibi havaya kaldırır. Kulak, yerde oturan çobanı kaldıramayınca da hocanın parmakları arasında kalır.
Acı içinde hiddetlenen çoban kendisine yapılan bu saldırıyı afetmez ve attığı sağlam bir yumrukla hocayı yere serer. 
Ertesi gün ve sonraki gün ve daha sonraki günlerde bir daha hocayı gören olmaz.

"
Nur içinde yat sen Anneennem Kamber Zehra ŞAHİN"

KADINLAR VE ERKEKLER NASIL MUTLU OLURLAR
KADINLARI MUTLU ETME SIRLARI 
01. Saçlarını okşa,
02. Yücelt,
03. Şımart,
04. Gözlerinin içine bak,
05. Geleceğe ait planlar yap,
06. Dil dök,
07. Yalvar,
08. Destek ol,
09. Yemeğe götür,
10. Alışverişe götür,
11. Tekneye bindir,
12. Güldür,
13. Zeka oyunları yap,
14. Müzik dinlet,
15. Teşvik et,
16. Teskin et,
17. Affet,
18. Hayran kal,
19. Banyosunu hazırla,
20. Güven ver,
21. Kapıyı tut,
22. Asansörde kat düğmesine bas,
23. Arabasının kapısını aç,
24. Isıt,
25. Sarıl,
26. Öp,
27. Ona hasta ol,
28. Kulağına fısılda,
29. Ayaklarına masaj yap,
30. Konsere götür,
31. Onu her yerde ve her zaman bekle,
32. Tanrıçan yap,
33. Onunla birlikte rejim yap,
34. Onunla birlikte spor yap,
35. O uyumadan uyuma,
36. O uyanmadan uyanma,
.
.
.
1000. Ne istediğini önceden anla,
1001. Günde yedi kez özür dile,
1002. Sürekli onu dinle,
1003. Yorganı çekince ses etme,
1004. Yorganı titretme,
.
.
.
6789. Spor araba al,
6790. Saat al,
6791. Yüzük al,
6792. Küpe al,
6793. Traş ol,
6794. Saç seklini değiştir,
6795. Kareli gömlek giy,
6796. Yemin et,
6797. Dayan,
6798. Katlan.
.
.

 
ERKEKLERİ MUTLU ETME SIRLARI
01. Karnını doyur.
02. Televizyonun kumandasını ver.
03. Önünden çekil... 
 
Teşekkürler Özlem Melek KAYA (Anadolu Üniversitesi)

KÖPEKTEN DE KORKULURMU ?

Çocukluk günlerimde Köyüm AYDOĞDU'ya gittiğimde çok mutlu olurdum. Ancak o yıllarda köpeklerden de çok korkardım ve hala da korkarım.
Hayvancılık köyümüzde fazlaydı. Hayvan sürülerini de iri iri ve boyunları tasmalı ürkütücü köpekler korurdu.
Özellikle Kızılhisar ve Aydoğdu köyleri arasını bu korku nedeniyle koşarak geçerdim.
Yolda nerede bir koyun sürüsü görsem, hemen çalılar arasına gizlenerek sürüden uzaklaşır ve koşmaya başladım. Şuna eminim ki köpek, senin ondan korktuğunu kesinlikle biliyor.
Bu korkumu nasıl yenebilirdim. İşte Anneannemim öğrettiği bu "Köpek Duası" acaba çare olabilirmiydi. Valla köpek üzerinize son süret gelirken bu duanın kimsenin aklına gelip te okuyacağını zannetmiyorum. Ama faydası olur diye sizinle de paylaşayım dedim.
"BAKTINIZ KÖPEK SİZİ GÖRDÜ VE SÜRATLE ÜZERİNİZE GELİYOR"
HEMEN OLDUĞUNUZ YERE OTURUYORSUNUZ  VE BİSMİLLAH DİYEREK AŞAĞIDAKİ ÜÇ SATIRI ARDARDA OKUMAYA BAŞLIYORSUNUZ.
VE KÖPEK YANINIZA GELİNCE DURUYOR, HAVLIYOR AMA SİZE HİÇ ZARAR VERMİYOR.
İNANMAYANLAR BİR KERECİK DAHİ OLSA BİR DENESİN.

LAMBALA KASSA BENİ BA BA
HOLAMANA DA DA
KUÇU KUÇU MA MA

İşte bu kadar kısa ve etkili

 
  MİLATTAN ÖNCEYE YÖNELİK BİR HABER
 
MÖ 2003 İlk çağ yıllarında örnek bir aile yaşamı sergileyen, en azından öyle olmasını isteyen dostları olan KAYATUS Ailesinin, Efes Antik Kenti kazılarında bir mağara duvarından elde edilen fotoğrafları MS XXI yüzyıl teknikleri kullanılarak temizlenmiş ve netleştirilmiştir.
Görüldüğü gibi; MÖ 2000 yıllarında bile bayanlar makyaj malzemeleri kullanmaktadır. Günümüzde ruj ile yapılan dudak boyaması o yıllarda kırmız toprak-kil domuz yağı ve gül yaprağı ezmesi karışımından yapılan bir boya ile yapılmaktaydı. O yıllarda insanlar fazla sıklıkta yıkanmasalar da Bayan KAYATUS, görünümünde özellikle saçlarından da anlaşıldığı gibi bu fotoğrafı yıkandığı bir gün sonrası mağara duvarına çizilmiştir. Geçmişte kıyafet olarak bayanlar genelde çilli kürkü olan tavşan kürkünü tercih ettiği de Bayan KAYATUS’nın giyiminden anlaşılmaktadır. (Bakınız :Giysinin yaka bölümü)
Ana giysi Siyah leopar derisinden yapıldığı tahmin edilmektedir.
Bay KAYATUS ise, mağara duvarlarında kendini bulan İlk çağ dönemi ressamlarındandır. Gözleri sanat nedeniyle bozulmuş ve buzdan yaptığı görme kolaylaştırıcı (günümüzde gözlük yerine geçen) bir alet kullanmaktadır. Anlaşılacağı gibi, birlikte yaşayan Bayan KAYATUS’un sert olması ve Bay KAYATUS’a çok haşin davranması nedeniyle Bay KAYATUS’un saçları çok genç yaşta dökülme eğilimi göstermektedir.
Mağarada sürekli çalışan Bay KAYATUS, soğuktan korunma amaçlı olarak boynuna tahminen siyah bir hayvanın kuyruğunu sarmıştır. O yıllarda bile klasik giyinme tarzı sergileyen Bay KAYATUS, günümüzde krovoze denilen bir çekete benzer kürkten yapılmış al beni bir ceket giymiştir.
İlk çağ döneminin sanatçısı ve İlk çağ döneminin eğitimcisi kimlikleriyle KAYATUS ailesi o dönemin entel kişilerindendir. Tahta kavak ağırlıklı araba benzeri araçlarının zamanla tahta kurtları tarafından yenmesi nedeniyle çok üzülen çift, yaşadıkları ormanın uzaklarındaki medeniyeti tam tanımamış kişilere bu araçlarını vurdukları bir bizon karşılığında vermişler, çok uzun süredir planladıkları abanoz ağacından yapılan ve kesinlikle tahta kurtlarının yemediği (Not:Abanoz ağacı salgıladığı özel koku nedeniyle tahta kurtları tarafından yenmediği için uzun süre dayanmaktadır) bir aracı, bir spanukatus parıktus dinazoru karşılığı almışlardır. Spanukatus parıktus dinazorunu da ayın her dolunay haline geçişte 15 küçük av hayvanı ile toplam 48 defa ödeyeceklerdir. Ancak ayın her dolunay oluşuna kadar geçen sürede 30 küçük av hayvanı avlamalılar ki 15’ini dinazor için geri versinler. Bu nedenle KAYA ailesi çok çalışmak ve az yemek zorunda kalmışlardır.
Mağarada kendi resimlerinin yanında da FORDUNG CARİNG imzalı Abanoz ağacından yapılmış o çağa göre modern sayılabilecek araçlarının da resimleri vardır.
Kaldıkları KİLİTUS mağarasında iki ayrı aile ile yaşamakta olan KAYATUS ailesinin mutluluğunu diğer iki aile AYDOGDUNUS ve KİLİTUS aileleri de istemektedir. İlk çağdan bu yana kalan KAYATUS Ailesi gönüllerimizde yaşamaya devam edecektir.
 
 
Tarih öncesi araştırman
Nurettin AYDOGDUNUS




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Nurettin AYDOĞDU( aydogdunurettingmail.com ), 06.12.2009, 11:40 (UTC):
Serhat Kardeşim, seni ısıran köpek yabancıdır mutlaka ya da bu duayı bilmiyor burda benim sucum yok....

Yorumu gönderen: serhat( tsc_serhatotmail.com ), 03.12.2009, 12:47 (UTC):
nurettin abi bende aydoğduluyum ben onu denedim ama köpek beni ısırdı söylediğin sihirbaz sözü yaramadı.

Yorumu gönderen: ÖZLEM KAYA( ), 19.11.2009, 07:27 (UTC):
Nurettin ağabey, herzamanki gibi çok renklisin... Kayatus ailesinden sevgiler, saygılar, selamlar.........

Yorumu gönderen: ZÜLKÜF AYDOĞDU ( bizimev16hotmail.com ), 18.10.2009, 09:46 (UTC):
abim hocayı okuduk çocukları dinledik de kadınları nasıl mutlu edriz deyince senin gibi bol maaşlı birisi olmak lazım buda bana gelmez heheheheh hahahaha kadın benden uzak ben kadından uzak biz hiç mutlu olamamışık ne diyeyim kadın bir çiçektir başka bir şey bilmem tşkler ..........)))))))

Yorumu gönderen: Ali Hazar( ahazar83hotmail.com ), 18.09.2009, 23:32 (UTC):
Arkadaş bu hikayeleri nasıl unutmadın bunca yıl.... Valla daha neler vardır sizde kimbilir.
Tebrik ederim. Ender rastlanacak bir çalışma ürünü siteniz.
Başarılar



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
simple html
Rent DVD Movie
Bu site en iyi 1024x768 çözünürlük ile izlenebilir.